Karolanj Sanatı | Rüçhan ARIK

Karolanj Sanatı | Rüçhan ARIK

KAROLANJ SANATI

MS.8.yy sonunda kurulan Karolanj imparatorluğunun en önemli hükümdarı Shalmman zamanında kültür ve sanat yönünden büyük gelişmeler olmuştur. Bu hükümdarın hizmetlerinden birisi eski roma metinlerini toplatması ve kopya ettirtmesidir. Uzun yıllar bu yazısı zannedilmiş ve Latin yazısı denmişti. Hâlbuki bunlar Karolanj yazısıdır. Karolanj sanat kelt germen ve Akdeniz geleneklerinin birleşimi olarak düşünülebilir.

Şarlmann yaptığı seferlerde özellikle İtalya seferlerinde Roma’da Konstantin ve Justinyen’in Ravenna’da ki yapılarını görmüş ve bunun sonucunda başkenti Aachen’da saray kilisesi inşa ettirmiştir. Bu yapıda İtalya Ravenna şehrinde 6.yy ikinci yarısında justinyen zamanında yapılan san vitale kilisesinin etkisi görülür. Aachen saray kilisesini Metz şahrinde yaşamış, Odo inşa ettirmiştir.

Odo , bir olasılıkla batı dünyasında bilinen ilk mimardır. Odo sadece san vitale planını tekrarlamamış, birçok yenilik ve düzen getirmiştir. Merkezî plan gösteren san vitale giriş merdiveni çifte kuleciklerle yarı yarıya bağımsız duran bir ön mekândan ibarettir. Bu kısım kilisenin ana mekânına eğiktir. Ama bu yapıda giriş mekânı planla birlik oluşturmuştur.

Aachen kilisesi çift katlı olup üst kata “empire” adı verilir.kilise merkezde kubbeli bir mekânla çevresinde yuvarlak kemerler ve tonozların oluşturduğu merkezî bir kuruluş olarak dikkati çeker. Masif ayaklar ve kemerler Roma sanatının özelliklerini taşımaktadır. Sütunlar Roma ve ravennadan getirilmiş olup, kilise içinde mozaikler Bizans özellikle İstanbul kiliselerinin etkisi görülür.

Şarmann zamanında tüm imparatorluk topraklarında geniş bir imar faaliyeti görülür. Bunlar arasında büyük katedraller önemli bir yer tutar. Kuzey Fransa’da Centula St. Rıquer Manastır Kilisesi Karolenj sanatının en karakteristik yapılardan biridir. Bu yapı daha önce tamamıyla tahrip edilmiş daha sonra da kalıntı ve yazılı kaynaklardan yararlanarak rekonstrasyonu yapılmıştır. Mimarı aachen sarayı kilisesini yapan Odo olabilir. 8.yy sonunda inşa olan St. Rıquer kilisesinde bu dönemde ortaya çıkan yeni bir mimari öğe ile karşılaşıyoruz. Orta sahının batı ucunda kiliseye girişte görkemli bir portalle yetinilmeyip kulelerle gruplandırılan kale görünüşlü ve üst katı olan bir ön mekân inşa edilmiştir. WEST WERK denen bu ön mekân müminleri, gündelik dünya ile kutsal dünyadan ayırarak ibadete hazırlamaları için bir toplanma yeridir. Önceleri west werkler, vaftizhaneler,halk için ibadethane ve üst katı ise; hünkâr mahfili olarak kullanılırdı.

St. Rıquer kilisesi’nin planı west werk batıda orta sahını kesen enine bir sahın ve burada oluşan VİERUNG yanında 2 kule; orta ve yan sahınlar, doğu enine sahın (transpet), vierung ve yanında 2 kule ve apsis olarak düzenlenmiştir. Burada west werk gibi yeni bir mimari öğe ile karşılaşıyoruz. Bu enine sahının vierung’ dan sonra uzatılmasıyla apsis ve vierung arasında kalan kısımdır. Bu kısıma ise; chor(kor) adı verilir.

İsviçre’de St.Gallen vakıf kütüphanesinde korunan parşömen kağıdın üzerine çizilen bir manastır planı en önemli örneklerden biridir. Bu manastırın planı Aachen şehrinde 819 tarihinde papazlar meclisi tarafından belirlenmiş, daha sonra tamamlanarak St. Gallen’in manastır müdürüne manastırın yeni yapısı için bir yol göstermek amacıyla gönderilmiştir.

Manastır 160×220 metrekarelik 4 köşeli bir alanı kaplar. Ana girişi batıdan konuk evi ve ahırların önündeki portalle olup bu portalden yarım daire şekilli 2 tarafında 2 yuvarlak kule bulunan sütunlu bir holl ve west werk’te oluşmaktadır. Kilisenin çok sayıda girişleri bulunur. Kilisenin kuzeyinde konuk evi, okul, manastır müdürünün evi yer alır. Doğuda; hastane, capella, mezarlık yer alır.güneyde; atolyeler,ambarlar,bahçe,kümes yer almaktadır.bu proje uygulanmamasına rağmen orta çağ manastır külliyesinin mimari düzeni hakkında fikir vermekle önem taşır.

Yazılı kaynaklardan bilindiğine göre karolenj kiliselerinin hemen hepsi kaybolmuş duvar resimleriyle, mozaikleriyle süslüydü. Bunlar hakkında bir bilgiye sahip değilken;resimli el yazmaları, fildişi oymaları kuyumculuğa ait eşyalar göze gelmektedir.

Eski viyana imparator hazinesinde Aachen saray ekolüne bağlı olan Şarmann’in mezarına ait olduğu sayılan bir İncil “ERGUVAN İNCİLİ” adıyla anılır. Bu el yazmasında İncil yazıcısı matheus tasvir edilmiştir. İncili Romalı giysiler içinde ve tabureye oturmuş olarak tasvir edilmiştir.

Reims şehrinin baş piskoposu EBO’nun yaptırdığı aşağı yukarı 20-30 yıl sonraki yazmanın minyatüründe bir İncil yazıcısı olan markus tasvir edilmiştir. Resmin yüzünde çok hareketli biçimleniş vardır. Figürün giysisi vücudunun etrafında titreşimli helezonlar oluşturur. Fondaki tepe resmin üst çerçevesine dayanır. Akantus yaprakları, bitkisel fırtınaya tutulmuş gibidir. Fikirlerini yazan bir Romalı yazar burada tanrıdan ilham alan, hayalî bir varlık haline dönüşmüştür. İncil yazarı markus bakışlarını yazdığı kitaba değil; parşömen rulosu ile ona ileten simgesi aslana doğru bakmaktadır.

Fransa ‘da 9.yy da yazılmış olan Reims okulu ekolünğn etkilerini taşıyan LİNDAV İNCİLİ New york Pierpunt Morgon Müzesinde bulunur. Bu incilin mücevherlerle süslenen kapının altın zemin üzerine tırnaklı oyuklar içerisine yerleştirilmiş karolenj sanatının en güzel örneklerinden olan bu kolon üzerinde yer alan kabartmalarda ilgi çekicidir. Burada İsa çarmıhta gerilmiştir. Yüzündeki ifade; KORKU, ACI ÇEKİYORMUŞ,ÇİVİLENMİŞ GİBİ DEĞİLDE; SAKİNCE AYAKTA DURUYORMUŞ GİBİ ETKİ VARDIR.KOLLAR SON DERECE GÖRKEMLİ BİÇİMDE İKİ YANA AÇILMIŞ ŞEKİLDE TASVİR EDİLMİŞTİR. Çevresinde üst ve alt yanlara simetrik olarak yerleştirilen ve İsa’nın ölümüyle acı, üzüntü içinde tasvir edilen melekler;sakin duran İsa ile tezatlık oluşturmaktadır.