İtalyan Gotik Mimari | Rüçhan ARIK

İtalyan Gotik Mimari | Rüçhan ARIK

İTALYA DA GOTİK MİMARİ

İtalya da gotik mimari avrupada diğer ülkelerde gelişen gotik mimariye göre özel bir durum ortaya koyar. Fransız gotiğinin biçimsel özelliklerine kıyasla İtalyan gotiğine bütün olarak gotik denemez. Fakat yine de romaniğin devamı olamayacak değişikler görülür. Bu yapılar gotik öğeler ve Akdeniz sanat geleneğinin karışımında oluşan özelliklere uygun inşa edilmiş olup bunlardan fazla katı ölçüler düşünülemez.

İtalya nın mimarları Fransız katedrallerinden değil; zistensienser sanatının özelliklerinden etkilenmişlerdir. 12.yy ın sonuna doğru kuzey ve orta İtalya da tamamen bu tarikatın Fransız manastırı örnekelerindeki gibi yapılmış zisterzienser manastırları ortaya çıkmıştır.

Romaya 10 km yakın FOSSONOVA manastırı 1208 tarihinde tamamlanmıştır. Bu yapının planı; salisbury’i hatırlatır. İç mekanları ise; zisterzienser katedrallerine benzer. Cephe kuleleri yoktur.transeptin üzerinde bir aydınlık kulesi vardır.sivri haç tonoz kaburgalar yoktur.pencereler küçüktür.

Fossonava manastırından etkilenen FRANSİZKAN TARİKATI 13.yy başında assisli aziz fransiscus tarafından kurulmuştur. İlk yapılan katedraller zisterzienser sanat anlayışından etkilenmelerine karşın gotik sanatın tüm İtalya ya yayılmasını sağlamışlardır.

1295 yılında yapımına başlanan ST. CROCE KATEDRALİ fransizkan tarikatının ilk örneklerindendir. Orta sahnı haç tonoz yerine ahşap örtüdendir. Bu, teknik ve ekonomik kayıplardan değil; gelenekleri ayaklandırmak için yapılmıştır. Yapının planı; erken hristiyan ve zisterzienser snatının anlayışlarıyla yapılmıştır. Apsisi ise haç tonozludur. Bunun dışında gotik özellik yoktur. Pencereler dardır. Ününü ise duvar fresklerine borçludur.

1296 yılında ARNOLFO Dİ CAMBİA tarafından yapımına başlanan FLORANSA KATEDRALİDİR. Erken Rönesans döneminde 1420-1436 yıllarında FLİPPO BRUNELLESCHİ(Rönesanssın kurucusu) tarafından 8 destekli 8 gen kubbe eklenmiştir. Bu tip kubbenin kökeni geç romadır. Vierung ve kubbe anıtsal bir mekan oluşturmuş;orta sahın bunun eki gibi kalmıştır. Pencereler dardır. Dış cephe gotik özellikte değildir. Yüzey tamamiyle inkurastasyon tekniği görülür. Cephe kuleleri yoktur. Yapıdan bağımsız campanile bulunur. İç mekan st. croce katedralini anımsatır.

Floransa ve st. croce katedralleri geç tamamlanan yapılar arasındadır.

İlginç bir örnek olarak LORENZO MAİTENİ nin yaptığı ORVİETO KATEDRALİNDE cephe hem Romanik hem Fransız gotik özellik taşımaktadır. Cephe kuleleri fialeler halinde küçülmüş, yükseklikleri merkezi sivri çatıyı aşmamıştır. Masswerk ve pencerler dışında açıklık yoktur.reims katedraline göre daha basit ve açık düzenlenmiştir.

İtalyanın en büyük katedrali olan 1386 MİLANO KATEDRALİDİR. Bu katedral geç gotik dekorasyonuyla doludur.

İtalya nın profon yapılarında FRANSA DAKİ VECCHİO SARAYI silahlı hücumlara karşı savunma yeri aynı zamanda da sahiplerinin yüceliğini gösteren bir saray anıtıdır. Yüksek kulesi sadece sembolden değil; çevreyi gözetlemek için görev üstlenmiştir.

bir diğer saray ise; BERGELLO SARAYI’dır. Veccillo sarayıla benzer özellikler taşımaktadır.

En süslü ve zengin saray yapısı ise; VENEDİK SARAYLARINDAN CO’D’ORO SARAYI vardır. Cephe bol açıklıktadır.kuzey Avrupa geç gotik öğelerini almıştır.büyük kanala yansıyan süslü kemerleri st. marca katedralinin efsanevi dış görünüşünü hatırlatır.

İTALYA DA GOTİK

Diğer ülkelerden farklı bir biçimde gelişir ve kendini gösterir. Fransız gotiğinin biçimsel özelliklerine kıyasla İtalyan gotiğine bütün olarak gotik denemez. Fakat yine de bu dönemde romaniğin devamı sayılamayacak derecede yeni güzellik ve etkiliğe sahip yapılar inşa edilmiştir. Bu yapılar gotik öğeler ve ak deniz sanat geleneğinin karışımından oluşan özelliklere uygun olarak inşa edilmiş olup bunlardan fazla katı ölçüler düşünülemez. İtalyan mimarlar Fransız katedral mimarlığından değil; zisterzienser sanatının özelliklerinden etkilenmişlerdir. 12.yy ın sonuna doğru kuzey ve orta İtalya da tamamen bu tarikatın Fransız manastırları ortaya çıkmıştır. Bunların en güzel örneklerinden biri FOSSANOVA MANASTIRIdır. Planı salisbury katedraline benzemektedir. Cephe kuleleri yoktur. Transept üzerinde sadece aydınlık feneriyle aydınlatılmıştır. Sivri haç tonozlar yoktur. Pencereler küçüktür. Fossanovva katedrali FRANZİSKAN TARİKATI üzerinde derin bir etki uyandırmıştır.